Akşehir, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve tarihi öneme sahip bir şehir merkezidir. Osmanlı döneminde sefere giden orduların yolu üzerinde bulunan ve orduların konakladıkları yerlerden biridir. İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan karayolu ve demiryolu üzerinde yer almaktadır. Bu özelliklerinde dolayı Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonrasında Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu Akşehir’le pek çok kez kesişmiştir.
 
Mustafa Kemal Atatürk, gerek Kurtuluş Savaşı sırasında gerekse Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra çok sayıda yurt gezisine çıkmış ve büyük önem verdiği bu gezileri yaşamı boyunca sürdürmüştür. Amaçları ve gerçekleştikleri tarihler dikkate alındığında bu geziler genel olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemi gezileri olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi içinde önemli bir yere sahip olan bu gezilerin ciddi bir şekilde araştırılması ve incelenmesi; ortaya çıkacak sonuçların ilgililerin bilgisine sunulması gerekmektedir.
 
1923’ten önce ya da diğer bir ifadeyle Kurtuluş Savaşı sırasında yapılan gezilerin amacı, bir yandan Türk halkını yaşanan büyük sıkıntılardan ve karanlık gelecekten haberdar etmek; diğer yandan yapılması gerekenler konusunda gerekli tedbirleri alarak, onları verilecek olan zor ama onurlu ulusal mücadeleye hazırlamak olarak özetlenebilir.
 
 Ulusal mücadelede büyük bir yer kaplayan Büyük Taarruz’a hazırlığın yapıldığı Akşehir, Batı Cephesi Karargâhı olması nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk’ün hazırlıkları denetlemek için uzun süreli kaldığı şehirlerden biridir. Uzun süre çalışmalarda bulunduğu Akşehir’e Mustafa Kemal Paşa daha sonraları da ilgisini eksik etmemiş ve Konya ve diğer Güney illeri seyahatlerinde belirli zamanlar ayırarak Akşehir’de kalmış, halkla konuşarak onların dertlerini dinlemiş ve görüşlerini paylaşmıştır.
 
Atatürk’ün Akşehir’de geçirdiği günler hakkında bu güne kadar toplu bir araştırma yapılmamış. Bu konuda kaynaklar son derece azdır. Bunun için yararlanılan en büyük kaynak Mustafa Kemal Atatürk’ün Akşehir’deyken tuttuğu özel notlardır. Bu notların yanı sıra İsmet İnönü’nün notları ve anıları, Ali İhsan Sabis ve Asım Gündüz gibi o dönemin paşalarının anılarından da yaralanılır.
 
1923’ten sonra başlayan, yaşamı boyunca devam eden ve devlet başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği gezilerin amacı ise, büyük sıkıntılar sonucu kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir an önce kurumlaşmasını tamamlamasını, çağdaşlaşma yolunda hızla ilerlemesini sağlamaktır. Halkın ihtiyaçlarını yerinde tespit ederek görüş alışverişinde bulunmak ve yapacağı devrimlerin altyapısını oluşturarak benimsenmesini hızlandırmak bu gezilerin öne çıkan en önemli yönleridir.
Mustafa Kemal Atatürk, bu amaca yönelik geziler kapsamında gittiği Konya ve güney illerine geçişlerde özel trenini her zaman Akşehir’de durdurmuş ve Akşehirlilerle görüşmüş, yetkililerden bilgi almıştır.

 Akşehir, 9 ay 10 gün Batı Cephesi Karargâhı’na ev sahipliği yaparak, bağımsızlık mücadelemizin kazanılmasında hayati bir rol oynamıştır. 1921 yılı Kasım ayı ortalarında Alagöz’den Akşehir’e taşınan Batı Cephesi Karargâhı, 24 Ağustos 1922 tarihine kadar karargâh görevini ifa etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu tarihler arasında birçok kez Akşehir’e gelerek, Büyük Taarruz’a ilişkin strateji ve planları burada belirlemiştir.
        
        Akşehir halkı da İstiklâl’e giden yolda cephe gerisinin kahramanları olarak tarihteki yerini almıştır. Arasta dükkânlarında askere destek sağlayacak silahlar ve cephaneler imal edilirken, evlerde giysiler dikilmiş, cephede yaralananların bakım ve tedavisi için her tür yardım yapılmış, ninelerimiz 24 saat boyunca gönüllü hemşirelik yaparak, yaralıların tedavilerini üstlenmişlerdir.
 
        
        Yapılacak toplantıların da büyük bir gizlilik içinde yapılması ve savaş hazırlıklarının düşmana fark ettirilmemesi için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından 28 Temmuz 1922’de düzenlenen futbol müsabakası da amacına ulaşmıştır. Maç dolayısıyla Akşehir’e gelen üst düzey komutanlar bu sayede Büyük Taarruz konusunda bilgilendirilmişler, onların fikir ve önerileri de alınarak hazırlıkların bir an önce tamamlanması istenmiştir.
        Akşehir, Batı Cephesi Karargâhı’nı 24 Ağustos 1922’de büyük bir coşku ve dualarla uğurlamış ve 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, zaferle sonuçlanmıştır.